Discussion about this post

User's avatar
Eyup Yeneroglu's avatar

Yazı, savaşın sadece dışarıda yaşanan bir çatışma olmadığını; içeride dili, siyaseti ve toplumsal havayı da nasıl dönüştürdüğünü göstermesi bakımından önemli. Bu yönüyle meseleye sadece askeri ya da diplomatik bir kriz gibi bakmıyor; savaşın toplumun iç yapısında açtığı yarayı da görünür kılıyor.

Benim ekleyeceğim yer şu olur: savaş zamanlarında bastırılan şey sadece muhalefet değildir; hakikatin kendisi de daralır. Çünkü korku büyüdükçe her şey güvenlik başlığı altında yeniden adlandırılır, itiraz ve eleştiri ise kolayca tehdit gibi gösterilir.

O noktada mesele artık yalnızca iktidarın sertleşmesi değil, meşruiyetin korku üzerinden yeniden üretilmesidir. Bir düzenin asıl yarılması da bence burada başlar: dışarıdaki çatışmada değil, içeride hakikatin yerini refleksin almasıyla.

No posts

Ready for more?